‘’Kader Mahkumu’’ mu? Geçiniz efendim...

25 Mayıs 2017 15:11
A
a

Atalarımız ‘’Düşene vurulmaz’’ demiş, onun değişmiş versiyonunda, ‘’Düşene bir tekme de sen vuracaksın’’ var da. Biz daha çok ilkine sadık kalmaya çalışarak, meramımızı anlatmaya çalışacağız.

Bu konuda en büyük çuvaldızı da biz basına-medyaya batıracağız. Her geçen gün daha da yozlaşan, yozlaştıkça toplumu bozan, ahlakı, inançları yontan, yanlışı, doğrunun yerine koyan medyaya.

Sıradan, sizin ve benim gibi insanla, ünlü, zengin ve nüfuslu olan insanları aynı kefeye koymayan, kantarın topuzunu hep ünlü, zengin ve nüfusludan yana kaydıran, onları kollayan basın ve medyaya.

Haber bombardımanından dolayı, sağır sultan da biliyor, yaklaşık 3.5 yıldır cezaevinde olan ‘’Ünlü’’ Deniz Seki, önümüzdeki günlerde tahliye olacak, cezasını tamamlayıp özgürlüğüne kavuşacak.

Buraya kadar her şey normal, şuç işlemiş, ceza almış, yatmış, borcunu ödemiş çıkıyor. Bu açıdan söylenecek bir söz yok. Topluma ve devlete olan yükümlülüğünü yerine getirmiş, artık özgür.

Lakin; Deniz Seki, bir ‘’Kader Mahkumu’’ değil, her ne kadar bu kavram cezaevine düşmüş herkes için genel olarak kullanılıyorsa da, ben öyle düşünmüyorum, bazı suçlardan girenler buna layık değil.

Daha net konuşursak, terör, tecavüz, uyuşturucu hatta bir insanı bilerek, isteyerek, tasarlayarak, öldürmek dahil burada kader mahkumluğundan bahsetmek, en azından kaderi yazana hakaret olur.

Ve özgürlüğüne kavuşacağı zaman saniye saniye kafamıza kazınan ‘’Ünlü’’ Deniz Seki’de bu suçlardan birinden, ‘’Uyuşturucu ticareti yapmak, aracılık etmek'' ten yargılanıp, 6 yıl küsur ceza aldı.

Onun diğerlerinden tek farkı, ‘’Ünlü’’ olmasıydı. Yakalanmasından itibaren, bugüne gelinceye kadar her adımını ezberledik. Daha da kötüsü gerçek kader mahkumlarına hakaret edip, ünvanı ona verdik.

‘’Ünlü’’ olarak üretiklerinden kazandıkları yetmemiş gibi uyuşturucu ticaretine el atan bu hanımefendiye çok ama çok üzüldük, şimdi ‘’Dört duvar arasında ne yapıyor?’’ diye toplumca dövündük.

Modalyanın diğer yüzüne, gençlerimizi batağa, toplumumuzu felakete sürükleyen ve her geçen gün daha da büyüyen bu kirli ticarete destek olduğunu ve bundan nemalandığını geri plana attık.

Tabii ki bir insan olarak bu hanımefendiye üzülmek normal, normal olmayan suçu yok saymak, ona sanki trafik kazasında istemeden bir suç işlemiş gibi ‘’Kader Mahkumu’’ ünvanına yakıştırmak.

Yoksa bu hanımefendi, bu illetleri kullanırken, kullananlara aracılık ederken, bu işten bir şekilde menfeat sağlarken, bunun suç olduğunu bilmiyormuydu, aklı melekeleri yerinde değilmiydi?

Yoksa ‘’Ünlü’’ olmanın ayrıcalığını kullanıp, suç işleme hakkından mı yararlanıyordu. Bir şekilde destek olduğu bu kirli ticaretin insanlara, topluma verdiği zarardan, yarattığı tahribattan bi haber miydi?

Çoğunluğun ‘’Hayır’’ dediğini duyar gibiyim, öyleyse bu tantana niye, ‘’Deniz Seki özgürlüğüne kavuşuyor’’ diye ülkede bayram ilan etmek neden? Her gazetede, her televizyonda başımıza bunu kakmak niye?

Sanki cezaevinden suçsuz olduğu kanıtlandığı için tahliye oluyor. Ha öyle olduğunu iddia ediyorsanız, koyun ortaya delili, bizde özür dileyelim, gerçekten ‘’Kader Mahkumu’’ ymuş diyelim.

Bunu yapamıyorsanız, geçiniz efendim bu planlı programlı piar çalışmalarını, bu toplumla da, bu toplumun zekasıyla da, bu toplumun vicdanıyla da alay edip, ayarlarıyla oynamayın.

Cezaevinden her gün bu suçtan tahliye olan vardır, bunların ne yaptığından, bundan sonraki hayatlarında ne yapacağından, temiz kalmaları için neler yapmak gerektiğinden bahsedeniniz yok.

Bu kirli ticaretin her gün onlarca gencimizi daha batağa çektiğinden, onların hayatlarını kararttığından, ana-babaların kahrolduğundan, ailelerin dağıldığından, bunla nasıl başa çıkılacağını yazan yok.

Varsa yoksa, Deniz Seki... Anladık bir piar şirketi bundan nemalanmayı, bu hanımefendi de cezaevinde yattığı her dakikayı paraya çevirmeye karar vermiş. Kaybettiği milyonları, katlamaya azmetmiş.

Diyecek bir şey yok, çünkü o ‘’Ünlü’’. Uyuşturucu kulllanır, ticaretini yapar, yakalanır, yargılanır, mahkum olur, cezaevinde yatar, yalan yere ‘’Kader Mahkumu’’ olup, bir güzel bundan da nemalanır.

Kimse yanlış anlamasın, tabii ki hayatına da, işine de da devam edecek, bu en doğal hakkı. Bizim karşı çıktığımız yakıştırılan ünvan, işlediği suçu unutturma, yok sayma çabası ve bundan faydalanmak.

Eğer siz sıradan bir insanla, ‘’Ünlü’’ olanın suçunu ayırırsanız, birine ‘’Tüh, kaka’’ diğerine ‘’Ah, vah’’ dersiniz. Birine çıkınca sabıkalı diye iş vermezken, diğerine milyonları sayarsanız, iş değişir.

Nasıl, bu hanımefendi işlediği suçla bu toplumun bozulmasında payı varsa, bu hanımefendiye ‘’Kader Mahkumu’’ muamelesi çekenler, bu haberleri yaparak çok daha büyük pay sahibi oluyorlar.

Gençliğe de, geleceğimize de ‘’Ünlü ol da ne b..k yersen ye’’ mesajıyla kötü örnek oluyorlar. Bilerek, isteyerek ''Ünlü'' diye suç işleyenleri ödüllendirip, gerçek ‘’Kader Mahkumu’’ olanlara hakszılık ediyorlar.

Bizi kızdıran da, yazdıran da budur.

Yoksa; bize ne ‘’Ünlü’’ Deniz Seki’nin çıktıktan sonra ne ‘b..k’ yiyeceğinden...
 



 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat