Cahilin cesaretinden korkuyorum

16 Ocak 2017 11:31
A
a
Yaşadığım bir yığın olay karşısında korkmamış defalarca hayata sıfırdan başlama cesareti göstermiş biriyim. Fakat bir süredir korkuyorum.
Uzun zamandır benimle aynı duyguları taşıyan dostlarımın da kaygısının korkuya dönüştüğünü görüyorum. Korkumuz ortak, kaygımız ortak, umutlarımız ortak.
Fakat ben yine de son günlerde kişisel korkularımı tanımlamaya çabalıyorum.
Evet, çok korkuyorum.
Karanlık gelecekten korkuyorum.
Özgürlüklerimizi, yarınlarda kaybedebilme ihtimalinden korkuyorum.
Çocuklarıma huzurlu ve güven dolu bir yarın bırakamayacağımdan korkuyorum.
Fikrimi özgürce beyan edememekten korkuyorum.
 Bana rağmen, üstelik ben varken geleceği belirleyememekten korkuyorum.
Yarın bu günü özlemekten korkuyorum
En çok da cahilin cesaretinden korkuyorum.
 Hele de referandum tarihinin belirlendiği şu günlerde daha çok korkuyorum. İnsanların akıllarını kullanmama rahatlığından korkuyorum. Korkularımın yersiz olmadığını görmekten de korkuyorum.
Madem söz konusu referandum, halkın sesine kulak vereyim diyorum. Bir umut değil midir insanı yaşatan?

Bir umutla son günlerde yapılan sokak röportajlarını yakından inceliyorum.
 Daha anayasa değişikliğinden haberi olmayan, aklını fikrini meclise yolladıkları vekillerine bırakan yığınlar tek ses adeta. Mikrofonlar aynı aciz sesleri alıp alıp getiriyor korkum büyüyor.

‘’Başkanlık sistemi kötü bir şey olsa Amerika’da olmazdı. Bize de gelsin.’’
‘’ Oraya seçip gönderdik. Bir şeyi değiştiriyorlarsa iyi bir şey yapıyorlardır.’’
 ‘’Değiştirilecek maddeleri bilmiyorum ama herhalde millet için hayırlısıdır. Destekliyoruz’’
İşte en tehlikeli cesaret türü budur.Bilmiyor ama geleceği bilinmezliğe bırakmaktan zerre korkmuyor.Müthiş güveniyor a fakat neye güvendiğini bilmiyor.  Ben düşünmüyorum bile benim yerime düşünen var diyor. Cahil fakat cesur. Beynini yoramayacak kadar aciz. Akıldan, sorgulamaktan yoksun. Fikirsiz. Böyle beyinlerin seçtiği beyinlerden nasıl bir gelecek beklenir diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Bunlara şahit olmak kalbimi ve umutlarımı yoruyor.
 
Hani bu durum üzerine bir şeyler yazılıp çilmiş midir diye şöyle bir baktım. Literatüre “Dunning-Kruger Sendromu” olarak geçen ve 2000 yılında Nobel ödülü alan araştırma ile karşılaştım. Sosyal Psikologlar Justin Kruger ve David Dunning’in cahillerin cesareti ile ilgili. Yani korkum bilimsel bir teoriye de dayanıyor.
 
Fakat umut da peşimi bırakmıyor. Başka röportajlara da bakıyorum umut verici. Düşünen sorgulayan akıllar da var. Kaderimizi belirleyecek oy kullanıcılarının aynı bilgi ve donanıma sahip olmadığını bilerek; ya padişahım çok yaşa diyerek kula kulluk edilecek, ya da ortaya akıl fikir koyarak kula kulluk edilmeyecek.
Umutlarımı yitirdiğim anda kulağıma fısıldıyor, Nazım Hikmet ‘’Yok öyle umutları yitirip karanlıkta savrulmak. Unutma; aynı gökyüzü altında, bir direniştir yaşamak’’
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat