Kadına şiddet eğitimle biter

8 Aralık 2016 18:14
A
a
 Şiddet nedir?
*Bir hareketin, bir gücün derecesi, yeğinlik, sertlik.
*Hız.
*Karşıt görüşte olanlara, inandırma veya uzlaştırma yerine kaba kuvvet kullanma.
*Duygu veya davranışta aşırılık 
Örnek: Sesinin tonunda siteminin şiddetini azaltan bir yumuşama vardı. N. Cumalı
*Enfekte olmuş her bir konaktaki bir asalak türünün sayısı, intensiti.
Özellikle karşıt görüşte hatta karşıt cinste (Kadınlara) olanlara; kendi görüş ve inancını dayatma amacıyla maddi ve manevi cebir kullanma olarak da özetleyebileceğimiz; kadına karşı şiddet vakaları günümüzde sanki daha fazla karşılaşmaktayız. Ya da bugün daha çok konuşabilir olduk.
Şiddeti bireysel ve toplumsal boyut olarak iki kategori altında değerlendirmek mümkündür. Bireysel şiddet kapsamında kişinin kendine ve başkasına yönettiği şiddet, toplumsal boyutta ise devlet eliyle meşrulaştırılmış şiddettir. 
Toplumun temel taşı olan aile yapısının en önemli iki unsuru kadın ve çocuktur. Çağdaş, gelişmiş, huzurlu ve sevgi dolu bir yaşam istiyorsak kadın ve çocukların hak ettiği değeri ve korumayı sağlayan bir toplum olmamız gerek ve şarttır. Ancak bu şekilde bir toplumsal ahengi sağlayabiliriz. Yaşanan toplumsal problemlerin aktörlerine baktığımızda neredeyse tamamının, yetişmiş oldukları aile yapılarında problemler olduğunu görmekteyiz. Şiddet mağduru veya şahidi çocuklar büyüdüklerinde kendi çevrelerine de aynı şekilde zarar vermektedirler. Özellikle, ilk gelişim ve çocukluk dönemlerinde; her şeyden daha çok değer verdiği annesinin şiddete maruz kalmasına şahit olan çocuklar, ileride tedavisi çok da mümkün olmayan travmalar yaşamaktadırlar. Şiddetin genel yapısına baktığımızda; aile bağlarının zedelenmesi, insani ve kültürel değerlerin yozlaştırılması, vicdan kavramının insanların yaşantılarında tam anlamıyla yer bulamaması, koruma, müdahale ve cezai müeyyide gibi alanlarda yetersiz kalınması, ekonomik sebepler, eğitimsizlik vb. birçok nedenlerden beslendiğini görmekteyiz.Her ne sebeple olursa olsun şiddete karşı mücadele etmek gerek toplum gerekse devletin en önemli görevlerinden biridir.
Hele son olarak Turgutlu’da hamile bir bayana arabasından inerek saldıran kişiyi okuduğumda gözlerime inanmakta zorlandım. Nasıl ve hangi ruh halindeki bir insan, arabasından inerek hamile bir kadına saldırabilir? Bunu bir insan nasıl yapar? Hangi saik ve düşünceyle savunmasız ve hamile bir kadına saldırılır? 
Haber müdürümüz Sayın Aycan Pırasalar Yaşar’ın ısrarı üzerine Turgutlu’da yaşanan vahşetin naçizane hukuki değerlendirmesini yapmak farz oldu:
  1. 5237 Saylı Türk Ceza Kanunu 86. Maddesine bakmamız gerekmektedir.
  1. Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

    (2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

    (3) Kasten yaralama suçunun;

    a) Üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı,

    b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

    c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,

    d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

    e) Silahla,

    İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
 
Şu halde 86 maddenin 3. Fıkrasının b fıkrası gereğince sanığın resen cezalandırılması için Cumhuriyet Savcılığı harekete geçerek bir an önce tahkikat başlatılmalıdır.
 
B ) 11.05.2011’de İstanbul’da toplanan Avrupa Konseyi üye devlet ve diğer devlet temsilcileri “Kadınlara Karşı Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Sözleşmesi”ni30 kabul etmişlerdir. Türkiye bu sözleşmeyi 6251 sayılı kanunla onaylamayı uygun bulmuş ve sözleşme 8 Mart 2012’de onaylanmıştır. Sözleşme 1. maddesinde bu sözleşmenin amacının, kadınları her türlü şiddetten korumak, aile içi şiddeti önlemek, kadınlara karşı ayrımcılığı ortadan kaldırmak, kadın ve erkek eşitliğini teşvik etmek, şiddet mağduru kadınları korumaya yönelik politikalar ve tedbirler geliştirmek, şiddeti önlemek için uluslararası işbirliğini teşvik etmek, şiddeti önlemede kuruluşlara ve kolluk kuvvetlerine destek ve yardım sağlamak olduğunu belirtmiştir
 
  1. 6284 SAYILI AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN
Yukarıda belirtmiş olduğumuz uluslararası sözleşmenin onaylanmasının kısa bir süre sonrasında, TBMM Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunu kabul etmiştir. Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanan 8 Mart ile denk gelecek şekilde 08.03.2012 tarihinde TBMM’de kabul edilen 6284 sayılı kanun, 28239 sayı ve 20.03.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
 
Kanunda kadına yönelik şiddet; “Kadınlara, yalnızca kadın oldukları için uygulanan veya kadınları etkileyen cinsiyete dayalı bir ayrımcılık ile kadının insan hakları ihlaline yol açan ve bu Kanunda şiddet olarak tanımlanan her türlü tutum ve davranış”olarak tanımlanmıştır.
İş bu kanunda kadını koruyucu birçok tedbir düzenlenmiş ve bu tedbirlere, özelliklerine göre Mülki Amir veya Hâkim tarafından karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca duruma göre gecikmesinde sakınca bulunan hallerde sonradan Mülki Amirin ve/veya Hâkimin onayına sunulmak şartıyla kolluk amirlerinin de bu tedbirlere hükmedebileceği ilgili maddelerde belirtilmiştir.
 
Söz konusu kanun son derece kapsamlı düzenlemeler getirmiştir. Ancak; kanımca yine yurt dışından devşirme kanunlarımızdan olduğunu düşündüğüm iş bu kanunun uygulanmasında pek çok sıkıntılar yaşandığı gibi kadına karşı şiddetin oranlarına baktığımızda adeta iş bu kanunun resmi gazetede yayımlanmasından sonra kadına karşı şiddet olaylarının arttığını istatistiksel olarak görüyoruz. Tabii bu tespit olayların arttığını tek başına göstermemektedir.
Söz konusu kadına karşı şiddet olayının çözümü pek çok sorunlarımız da olduğu gibi öncelikle ve özellikle eğitimden geçmektedir. Her şeyden önce kendimiz, çevremizdeki kadının ve çocuğunu hak ettiği yeri ve önemini sağlamamız gerekmektedir.
 
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat