Yazdım, oynadım, yönetmek istiyorum...

Röportaj5 Aralık 2016 04:45
Yazdım, oynadım, yönetmek istiyorum...
A
a

Senaryosunu yazıp, başrolünde oynadığı ikinci filmiyle döktüren Gupse Özay; ''Yönetmenlik eğitimi aldım. Ama kimse ‘gel bu filmi çek, çeker misin?’ diye sormuyor. Bu serüvenin bir yerinde kamera arkasıyla da yolum kesişecek, bunu istiyorum. İleride hakim olduğum bir hikayeyi yöneteceğim.''

Aslında o benim için aileden sayılır, sevgili abim, dostum Avukat Senih Özay’ın kızı. Doğal olarak onu çocukluğundan beri tanıyorum, genç kızlığı (O zamanda komikti) ardından İstanbul serüveni, yıllarca tırnaklarıyla kazıya kazıya amacına doğru ilerleyişini biliyorum. Yalan Dünya ile tanınması, sevilmesi, ardından asıl hayali olan sinemaya adım atışı.

Deliha ile başlayan serüvene yine senaryosunu yazıp, başrolünde oynadığı ‘’Görümce’’ ile devam ediyor. Geçtiğimiz hafta vizyona giren ‘’Görümce’’ nin İzmir Galası’nda buluştuk sevgili Gupse Özay ile. Onunla ilk röpartajımızı mail'leşerek yapmıştık, ikincisi de Optimum’daki galanın koşuşturması sırasında ayaküstü oldu. Ama samimi ve içten.

Sizi röportajla başbaşa bırakmadan, seyrettiğim için filmle ilgili düşünceleri mi de aktarayım, hem öyle akraba, tanıdık torpili yapmadan. Zaten bilen bilir, bizde torpil olmaz.

Gupse, bu filmde senaryo da daha da ustalaşmış. Oyunculuğunda da kendini aşmaya başlamış. Buna başrolleri paylaşan Buğra Gülsoy, Eda Ece ve Zeynep Kankonde başta olmak üzere tüm ekipte gönül verip, katılınca, harika bir film çıkmış ortaya. Bunda Yönetmen Kıvanç Baruönü’nün de katkısı çok büyük. Uzun süredir bu kadar güldüğüm, bir o kadar da duygulandığım film olmamıştı. Sadece ben mi, bütün salon aynı haldeydi. Dakikalarca süren alkışta bunun kanıtıydı.

Hatta, hadi burda size torpil yapayım; gerçekten gülmek, duygulanmak, Gupse’nin de dediği gibi kendinizden bir şeyler bulmak, keyifli iki saat yaşamak istiyorsanız, kaçırmayın derim.

Tabii röportajı okuduktan sonra...
 
Ercan PALA / İMGHABER
 
*İlk filmin Deliha’dan sonra seriye devam etmeyi düşünüyordun, ikinciyi yazıyordun bildiğimiz kadarıyla, derken ‘’Görümce’’ ile çıktın tekrar karşımıza, ne oldu?
-Aslında seriye devam edecektim. İkincisini de yazdım, hazırdı tam yapma aşamasında, “Neden arada yepyeni bir macera olmasın ki?” gibi bir his geldi. Ben genelde içgüdüleriyle hareket eden bir insanım. İçimde ki ses ne diyorsa onu yapıyorum. O ses kaşıdı beni. Başka dertler, başka bir hikâye dürtüyordu beni. İyi ki de öyle olmuş, bundan ‘Görümce’ çıktı.

*Filmin hikayesini biraz biliyoruz, sen bu konuyu nasıl, neden seçtin?
-Direk kendisinin olmasa bile, herkesin bir görümce tanıdığı, onlarla ilgili bildiği hikayeler var. Genelde de cadı, geline çektiren oluyorlar. Kimse bu sözlerimi yanlışta anlamasın, bende görümceyim. Abimin karısına ilk tanıştığımızda çok çektirmiştim. Dürüst olmak gerekirse ilk başlarda kıskandım, hatta ağlama krizleri geçirdim. Bu birikimi kullandım. Üstüne gözlemlerimi.



*Senin ‘Görümce’ karekterin biraz güzellik takıntılı, estetik kaygılı gibi, burda bir mesaj mı var?
-Direk eleştirmek gibi bir kaygım yok, sadece yeni neslin 16-17 yaşından başlayan güzel olma kaygısının ne kadar yüksek olduğunu, estetik yaptırma yaşının çok küçüldüğünü görüyorum. Sanki güzel olmazsak kimse bizi kaale almayacak gibi bir durum söz konusu. Sadece güzel olma ve hayata bu şekilde 1-0 önde başlama düşencesi tehlikeli ve sonu olmayan bir şey. Aynada kendini beğenmeme durumu gittikçe artarak bir süre sonra sağlıksız hallere bürünebilir. Bu konuda gerçekten dikkatli olmak lazım. Sağlık için tamam ancak güzellik takıntısı sorun.



*Peki, güzellik takıntısına dokundurma dışında neler bulacaklar seyredenler ‘Görümce’ de?
-Öncelikle kendilerini bulacaklar. Kendi yaşadıkları anılara ve çevrelerinden duydukları hikâyelere bir dokunuş bu. Kültürümüzde olan bir şey. Sosyal medyada ki yorumlardan görüyorum, görümceyle gelinin yaşları biraz daha yakın olduğu için farklı bir atışma, farklı bir savaşları oluyor. Görümce’de herkes kendinde bir şeyler bulacak. Sadece gelin, görümceler değil, anne babalar da, erkekler de, kardeşler de. Çünkü her aile de buna benzer yaşanmışlıklar vardır. Harika bir ekiple, güzel bir film çektik. Seyredenler gülecekler, gözleri yaşaracak, umarım bol kahkalı, keyifli iki saat geçirecekler.



*İkinci senaryonda da kadın karekter başrolde, bilinçli bir tercih mi, yoksa sen oynayacağın karekterin üstüne mi oluşturuyorsun hikayeyi?
-Doğal olarak kendimi, oynayacağım karekteri merkeze alıyorum. Yazdığım karakterde hâkimiyetim daha fazla olduğu için bu daha çok içime siniyor. Hâkimiyet alanım yükseliyor. Kendimi, sınırlarımı da bildiğim, tanıdığım için daha iyi yazabiliyorum. Kendi yazdığımı da doğal olarak daha iyi oynuyorum.

*Ben oraya kadar olan çabalarını, çalışmalarını, azmini de iyi biliyorum, ancak seni tüm Türkiye fenomen dizi ‘’Yalan Dünya’’ ile tanıdı, oradaki başarınla şöhreti yakaladın. Sinemaya yöneldin, dizilerden vaz mı geçtin?
-Sinemada istediğim oranda başarılı olamazsam belki dizi gene mecbur olacak. Seviyorlar sağ olsunlar. Güzel teklifler geliyor. Ancak ben sinema serüvenini sevdim. Hem sinemada süreç belli, dizi gibi çokta yorulmuyorsun. Eğlene eğlene iş yapıyor, bir yola çıkıyorsun. Seyirci de severse ne ala. Tabii ki, hayatını idame ettirmek için para kazanmam gerekiyor. Ama deli paracı bir tip de değilim. Olması gerekenle idare ederim. Sinema sektörü biterse, Allah korusun, o zaman kapıları çalarım. Şu anda ise ‘’Görümce’’ ile aşk yaşıyorum, onun başarıya ulaşmasını istiyorum.



*Sinema serüvenine devam ederken, belki içindeki sesten bir dizi senaryosu da çıkar?
-Yazılabilir, televizyon dizisi de yazabilirim, oynayabilirim de ama her bölümü sinema uzunluğundaki diziler ister istemez kaliteyi düşürüyor, hele komedi de bu kaliteyi korumak daha zor. Şimdilik sinema ile devam etmek düşüncesindeyim. Yine de ilerde ne olur bilemem, çok inandığım, sevdiğim bir iş olursa, o zaman düşünürüm.

*Yazıyorsun, oynuyorsun, kamera arkasına geçmeyi, yönetmeyi de düşünmüyor musun?
-Bu benim hem derdim, hem hayalim. Yönetmenlik eğitimi aldım. Ama kimse ‘gel bu filmi çek, çeker misin?’ diye sormuyor.  Bu serüvenin bir yerinde kamera arkasıyla da yolum kesişecek, bunu istiyorum. İleride hakim olduğu bir hikayeyi yöneteceğim.



*Başarılı kadın yönetmenlerimiz var ancak az sayıda?
-Sadece sayı olarak bakılırsa, dünya da da oranlar eşit değil. Ülkemizde de kadın olarak az sayıdayız, kadın senarist, yönetmen, komedyen. Kadınlarında bu alanlara daha fazla topa girmesini çok isterim. Eğer bende buna ön ayak olabiliyorsam ne mutlu bana.

*Çok teşekkür ediyorum, bol gişeler olsun.
-İnşallah, ben teşekkür ederim...
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat